Geceleri de huzursuzdu artık. Uykusunda dönüp duruyor, sık sık kalkıp su içiyor, bazen de uzun uzun pencerenin önünde dikilip karanlığa bakıyordu.
Elif’in içine ince bir şüphe düştü.
“Yoksa hayatında başka biri mi var?” diye geçirdi aklından.
Bu düşünce, göğsüne ağır bir taş gibi oturdu. Bir anda içi öyle daraldı ki, nefes almak bile zorlaştı.
Bir sabah mutfaktaki dolabı açıp kavanozların arkasına bakmak istedi. Daireye ait evrakların bulunduğu dosya orada olmalıydı. Ama yoktu. Elif önce kavanozları tek tek kenara çekti, sonra yan rafları karıştırdı, başka gözlere baktı. Hiçbir yerde bulamadı. Oysa çok net hatırlıyordu; Murat dosyayı kendi gözlerinin önünde oraya koymuştu.
Akşam olduğunda, Murat yine koltuğa gömülmüş, elindeki telefona dalmışken dayanamadı ve doğrudan sordu:
— Evin belgelerinin olduğu dosya kaybolmuş, dedi tedirgin bir sesle. Sen başka bir yere mi kaldırdın?
Murat başını bile kaldırmadı.
— Belki bir yere koymuşumdur… Sonra bakarım, dedi umursamaz bir tonla.
Elif, dışarıda ağır ağır çöken akşama doğru döndü. Artık içten içe emindi: evrakları Fatma almıştı. Murat ise ya olup biteni görmüyordu ya da görse bile önemsemiyordu.
O an Elif’e, sanki ayaklarının altındaki zemin sessizce çöküyormuş gibi geldi. Tutunacak bir dal arıyor, ama elini uzattığı her şey boşlukta kalıyordu.
Sonunda kararını verdi. Fatma’nın komşuya dizi izlemeye gittiği bir akşamı bekledi. Kapı kapanır kapanmaz Murat’ın karşısına oturdu ve artık saklamadan konuştu:
— Murat, mutfakta ekmekliğin arkasında bir kamera var. Cüzdanımdan para eksiliyor. Çizmelerim ortadan kayboldu. Şimdi de evin belgeleri yok. Murat, ben artık buna dayanamıyorum!
Bunu söylerken Murat’ın yine annesini savunacağını sanıyordu. Tıpkı ilaç meselesinde olduğu gibi onu haksız çıkaracak, belki de Elif’in kalkıp bu evden gitmesi gerekecekti.
Fakat Murat beklediği gibi davranmadı. Telefonu yavaşça masanın üzerine bıraktı ve haftalardır ilk kez Elif’in gözlerinin içine dosdoğru baktı. Ardından ekranı ona doğru çevirdi.
— Kameradan haberim var, dedi alçak bir sesle. Annem bana, güya seni gözlediğini söyledi. O akşam uygulamayı açtım. Ama tek cihaz değil, iki cihaz kayıtlıydı. İkincisi mutfaktaymış. Üç haftadır görüntüleri izliyorum.
Elif ne duyduğunu hemen kavrayamadı. Murat ise çoktan kaydı geriye sarmaya başlamıştı. Küçücük ekranda mutfak görüntüsü belirdi. Fatma, masanın üzerindeki Elif’in cüzdanını açıyor, içinden paraları alıp cebine sıkıştırıyordu. Sonraki görüntüde ise ikinci kameranın kaydı vardı: Fatma, gelininin çizmelerini almış, dışarı çıkarıyordu.
Ardından evrakların nasıl arandığı görünüyordu; raf raf, kavanoz kavanoz her yer karıştırılmıştı.
