Hatice telefonu açar açmaz Zeynep’in sesindeki gerginliği fark etti.
— Hatice, benim… İşler fena karıştı.
— Ne oldu, uçuşu mu iptal ettiler?
— Keşke o kadar basit olsa. Kayınvalidem tatilimizi elimizden aldı.
— Yok artık! Sen de verdin mi gerçekten?
— Vermek zorunda kaldım. Kalp krizi numarası, ambulans telaşı, Murat’ın paniği… Neyse, beni iyi dinle. Birazdan Elif gelecek, rezervasyon değişikliği için. Ona her şey yolundaymış gibi davran. Ama evrakları… farklı hazırla.
— Nasıl farklı?
— Bizim paketi iptal et. Para sessizce kartıma geri yatsın. Onlara da yeni bir tatil ayarla. En ucuzundan olsun. Şu son dakika çıkan, “Şans Paketi 2 yıldız” gibi bir şey.
— Zeynep, orası büyük ihtimalle döküntü bir pansiyon çıkar.
— Umurumda değil. Yeter ki ucuz olsun, denize uzak olsun, yemek de olmasın.
— Peki konaklama belgesine ne yazacağım?
— Beş yıldızlı gibi göster. Bilgisayarda düzenle. İsim farklı olursa da sistem hatası de. Elif inanır. Bir de “her şey dahil” dersin, gönül rahatlığıyla gitsinler.
Hatice bir süre sustu.
— Zeynep… Bu biraz ağır olmadı mı?
— Ağır olan, insanın hakkı olan tatili elinden almaları. Bu da benim adaletim. Sen ayarla. O döküntü yerin parasını da ben öderim, merak etme.
Saat tam onda Elif kapıda belirdi.
Başına kocaman bir şapka geçirmişti; yüzünün yarısını kapatan güneş gözlüğüyle daha şimdiden sahile inmiş gibi duruyordu. Merve ise sakızını şapırdatarak çiğniyor, gözünü telefonundan ayırmıyordu.
— Evraklar hazır mı? — dedi Elif, selam verme zahmetine bile girmeden. — Taksi aşağıda bekliyor.
Zeynep tek kelime etmeden zarfı uzattı.
Zarfın içinde uçak biletleriyle konaklama belgeleri vardı; Hatice hepsini renkli yazıcıdan özenle çıkarmıştı.
Kâğıtların üzerinde otelin adı pek havalı görünüyordu: “Güneş Sahil Bahçe Oteli.” Oysa gerçekte burası Antalya’ya elli kilometre mesafede, dağ tarafında kalmış eski püskü bir konaklama yeriydi; acentelerin en talihsiz müşterileri oraya gönderilirdi.
Elif zarfı çantasına atarken kaşını kaldırdı.
— Para ne oldu? Annem, bize ayrıca bin dolar vereceğini söylemişti.
Zeynep cüzdanından bin yedi yüz elli lira çıkardı.
— Bende bu var. Hatıra magnet almanıza yeter.
Elif dudak büktü.
— Cimriler… Hadi Merve, bavulları al.
Gittiler.
Zeynep arkalarından kapıyı kapattı. Bir an kapı pervazına yaslanıp derin bir nefes aldı. Kalbi göğsünü kıracakmış gibi atıyordu.
“Allah’ım, yeter ki yola çıksınlar. Yeter ki ayrıntılara bakmasınlar.”
Ama içten içe biliyordu: Bakmayacaklardı. Elif hayatında hiçbir şeyi doğru dürüst kontrol etmezdi. Çünkü her şeyin kendisine hazır sunulmasına alışmıştı; hem de daima en iyisinin.
O an Zeynep’in aklından kısa bir görüntü geçti: Birkaç saat sonra Elif’in sesi telefonda patlayacak, “Bizi nereye gönderdin sen?” diye bağıracak, Murat da neye uğradığını şaşırmış halde ona bakacaktı. Zeynep ise sakin sakin telefonu eline alacak ve tek bir cümle söyleyecekti.
Gün ağır ağır geçti.
Murat akşam eve döndüğünde yüzünde suçlulukla karışık ezik bir ifade vardı. Elinde de pasta kutusu taşıyordu.
— Zeynep… Nasılsın? Biraz sakinleştin mi?
— Sakinim, — dedi Zeynep, salata doğrarken. — Otur da ye.
Murat telefon ekranına bakıp boğazını temizledi.
— Uçağa binmişler. Annem aradı, söylemiş. Çok mutlularmış.
— Hayırlısı olsun.
— Zeynep, beni affet… Seneye mutlaka gideriz. Söz veriyorum.
— Yemeğini ye, Murat.
Aradan beş saat geçmişti ki telefon çalmaya başladı.
Ekranda Elif’in adı yazıyordu.
Zeynep hiç acele etmeden telefonu açtı ve hoparlöre aldı.
— ALOOO! — diye öyle bir çığlık koptu ki pencere kenarında uyuyan kedi yerinden sıçrayıp yere indi. — ZEYNEP! SEN NE YAPTIN? BİZİ NEREYE GÖNDERDİN?
Murat çayını içerken öksürüğe boğuldu.
— Elif, ne oluyor? — diye kekeledi. — Ne oldu size?
— BURASI AHIR GİBİ BİR YER! — diye bağırdı Elif. — Bahçede tavuklar geziyor, havuz yok! Sadece çöp dolu, bomboş bir çukur var! Oda desen… hastane koğuşu gibi demir yataklar! Klima yok, doğru dürüst su yok!
Arka taraftan Merve’nin ağlamaklı sesi duyuldu:
— Anne, eve gitmek istiyorum! Burası çok kötü kokuyor!
Elif susmak bilmiyordu.
— Yemek de vermiyorlar! Resepsiyona indim, “Akşam yemeği nerede?” dedim. Bizim paketimiz ultra her şey dahildi!
