“Kız kardeşimin kartını kapatmaya nasıl cesaret edersin?!” diye öfkeyle bağırdı, elindeki telefonu sallayarak fırtına gibi içeri daldı

Hikâyeler
Adaletsiz, yıkıcı bir sessizlik evin içine çöktü.

O gece Ayşe’nin içinde ilk kez çok net bir düşünce belirdi: Mehmet artık onun yanında durmuyordu. Sanki karşısına ailesiyle kendisi konduğunda, tereddüt etmeden ailesini seçecekti. Bu his, tartışmanın kendisinden daha ağır geldi ona.

Ertesi gün dayanamadı, kayınvalidesini aradı. Fatma, dobra bir kadındı; çoğu zaman da haktan yana konuşurdu. Bir şeyin aslını öğrenecekse, en doğru kişi oydu.

— Fatma Hanım, merhaba. Nasılsınız?

— Merhaba kızım, Ayşe. İdare ediyoruz işte. Sen nasılsın?

— İyiyim. Size bir şey soracaktım… Elif sık sık size geliyor mu?

Hattın öbür ucunda kısa bir sessizlik oldu.

— Neden sordun bunu?

— Öylesine… merak ettim.

Fatma’nın sesi bir anda ciddileşti.

— Ayşe, Elif bende kalıyor. Üç haftadır burada.

Ayşe’nin eli telefonda donakaldı.

— Sizde mi kalıyor? Yani… eve mi taşındı?

— Evet kızım. Sizin Mehmet’le artık yardım etmek istemediğinizi, kirada kaldığı yerden çıkmak zorunda kaldığını söyledi. Ben de kapımı açtım. Ne yapayım, sonuçta evladım.

Ayşe’nin içinden buz gibi bir ürperti geçti.

— Fatma Hanım, biz yardımı kesmedik. Hatta ben onun için ayrı bir kart çıkarttım. İhtiyacı olan şeyleri rahatça alabilsin diye.

Bu kez karşı taraftaki sessizlik çok daha ağırdı.

— Sen… ne yaptın? — dedi Fatma, inanamaz bir sesle. — Ne kartı bu?

— Yiyecek, kira, yol masrafı… Mehmet yardım etmemizi istedi, ben de kabul ettim. Kartı da bu yüzden verdim.

— Ayşe… — Fatma’nın sesi titredi. — O bana tek kuruş vermedi. Ne mutfak masrafına katkı yaptı ne faturaya. Benim evimde kalıyor, benim soframa oturuyor, bir kere bile “Ben de destek olayım” demedi. Ben de gerçekten parasız kaldığını sandım.

Ayşe gözlerini kapattı. Demek işin aslı buydu. Elif annesinin yanına yerleşmiş, kira ödemeyi bırakmış, giderlerini neredeyse yok denecek kadar azaltmıştı. Buna rağmen Ayşe’nin verdiği karttan lokantalara, kıyafetlere, gezmelere para harcıyordu.

— Fatma Hanım, teşekkür ederim. Ben… gereğini yapacağım.

— Ayşe, dur kızım. Sakın benim bildiğimi düşünme. Ben asla böyle bir şeye…

— Biliyorum. İçiniz rahat olsun. Bu sizin suçunuz değil.

Telefonu kapattıktan sonra uzun süre yerinden kıpırdamadı. Gözleri odanın bir noktasına takılı kaldı; ama aslında hiçbir şey görmüyordu. Sonra yavaşça bankanın uygulamasını açtı. Elif adına çıkardığı ek kartı buldu. Üç dokunuşla kartı kullanıma kapattı. Hepsi bu kadardı.

Mehmet bunu öğrendiğinde öfkeden kendini kaybetmiş gibiydi. Salonun ortasında dikilmiş, sesi bütün eve yayılıyordu.

— Sen benim kardeşimin kartını nasıl kapatırsın?

Ayşe kanepeden kalkmadı. Sadece ona baktı. On yıldır aynı hayatı paylaştığı adama… Çocuğunun babasına… Birlikte yuva kurduğu insana… Şimdi ise onları kandıran bir kız yüzünden karşısında bağıran kocasına.

— Kimsenin bizi kullanmasına izin vermeyeceğim, — dedi sakin ama kesin bir sesle.

Mehmet bu cevap karşısında bir an afalladı.

— Ne demek bu şimdi?

— Kardeşin bize yalan söyledi. Annenin evinde kalıyor, hiçbir masrafa karışmıyor. Bizim verdiğimiz parayı da keyfine harcıyor. Fatma Hanım’ı aradım. Her şeyi doğruladı.

Mehmet ağzını açtı, sonra kapattı. Bir şey söylemeye çalıştı ama kelimeler boğazında düğümlendi.

— Sen… annemi mi aradın? Beni mi denetledin yani?

— Evet, aradım. Çünkü sen bana inanmadın. Elif’i lokantada, alışveriş merkezinde gördüğümü söylediğimde beni dinlemek yerine hemen onu savundun. Beni değil, onu.

— O benim kardeşim!

— Peki ben neyim? — Ayşe bu kez ayağa kalktı. Sesinde kırgınlıktan çok sert bir kararlılık vardı. — Ben senin eşinim. Oğlunun annesiyim. Sen projenle uğraşırken son altı aydır bu evi ayakta tutan insanım. Ama sen beni duymak yerine, bizi bile bile kullanan birini korumayı seçtin.

Mehmet’in yüzünün rengi soldu.

— Nereye varmak istiyorsun?

Ayşe ona doğru bir adım attı.

— Şuna varmak istiyorum: Eğer bizi sömüren insanların arkasında durmaya devam edersen, bunun bedeli yalnızca Elif’le sınırlı kalmayacak.

Şükrüye'nin Penceresinden